Vurun Abalıya

  • Zenginlerin cuha salvar ve yoksullarin aba giydikleri devirde, birgun balikesir carsisinda zavalli bir koylu ile sehirli zengin agalardan birisi arasinda bir agiz kavgasi baslamis.

    sehirli zengin, koylunun guzel karisina sulanmis.

    isin icine namus meselesi de karisinca iyice alevlenmis. 

    olay buyuyup; tartisma tekme, tokat ve girtlak girtlaga bogusma safhasina gelince, etrafta kalabalik birikmeye baslamis. civardaki dukkancilardan birisi kavgayi yatistirip kalabaligi dagitmak uzere genc ciraklarini gondermis, arkalarindan da bagirmis: 

    - ulan seyre dalmayin, vurun, ayirin!

    genc ciraklar ise kavga gurultu arasinda ne yapacaklarini bilemeyip ustalarina seslenmisler:

    - usta hangisine vuralim?

    sasiran dukkanci; bir an dusunmus, aklini basina toplayip basina dert acmamak icin ciraklarina su emri vermis:

    - ulan sorulur mu, abaliya vurun, abaliya vurun!.. "

     Hikaye bu kadar. Bu sizin hikayeniz. Bir de gerçekler var. Gerçek şu ki, abalı Trabzon, hakkını yedirmez. Kan kusturur size. Her şey ortada işte. Bir vurursunuz, bin dinlersiniz. Akıllanmaz mısınız siz?

Yorumlar

0 yorum