herkes kendine yapacak bir iş bulmaya çalıştığı bir gününü geride bıraktık. O gün Çarşamba günüydü
herkes Saatin 21 :45 olması için çeşitli uğraşlar bulmakla ve onlarla zaman geçirmekle meşguldü .Şehir Ganita’dan soluduğu her nefesi sessiz bir enerjiye dönüştürmüşçesine göz kırpıyordu Boztepe’den ;Batmak üzere olan güneşe..
ertesi sabaha aydınlatmak için memleketini..
belediye çadırından aldığımız iftarlıklarla iftarımızı yaptık ve şehrin bekleyişindeki heyecana bıraktık herkes gibi kendimizi.
gökyüzünü de bordoya boyayan bir sanatçı oluverir yüreği her çarptığında.
görüntü itibariyle sokakları da gönlünün rengine boyamış
her biri özel insanlarla dolmuştu şehir. Saatler maç saatini gösterdiğinde kimse aldırış etmiyordu havasızlığa
sıcağa ve kalabalığa
herkesin aklında tarih vardı ve tarihin ışığıyla aydınlattığı beklentileri.
umuda ve heyecanla atan her yüreği isyana dönüştürmüştü
birçok takımın ve kişinin İçinde bulunduğunda heyecandan şuurunun kapanacağı bir ortamda
oynadığı futbolla sergilediği duruşla onu küçümseyen herkesin aslında ne kadar küçük olduğunu göstermişti.
anfield road’dan bizlere; Değerlerini delice sevenlerin
futbolu yüreğiyle oynayanların
Efsanelerin ve tarihi yazanların memleketine ulaşan BİZE HER YER TRABZON sesleriyle inanmışlığımızı
yeniden başkaldırımızı ve isyanımızı tüm dünyaya deklare etmiş bulunuyoruz.
kulübedekiyle
tribündekiyle yada hasta yatağında kalbi Trabzonspor için atan dedesi
ninesiyle bizler başarmak istediğimiz her şeyi başaracak güçteyiz.
umudun
isyanın
yüreğin çiçekleri yeşermeye devam edecek.
tekrardan kurdukları saltanatlarına
Yorumlar