Şampiyon Biziz İnşallah

  •           

               1453 senesinde “Ecdat” İstanbul surlarında açtığı mukaddes gediklerden içeri girerken; Avrupa yıkılmaz denen saltanatların yıkıldığını, düşmez denen kalelerin düştüğünü görüyor, inancın ve azmin gücünü keşfediyordu. Avrupa’da bir çağ kapanıyor, yeni bir çağ açılıyordu...

     

              1976’da kuzeyden parlayan yıldız “Trabzonspor” açtığı mukaddes gediklerden futbol hayatının içine bodoslama dalıp şampiyonluğa uzanırken; Türkiye yıkılmaz denen saltanatların yıkıldığını, düşmez denen kalelerin düştüğünü görüyor, inanmış yüreklerin zaferine şahitlik ediyordu. Türk futbolunda bir çağ kapanıyor, yeni bir çağ açılıyordu.

              İşte bu anlarda bu başarıya “tesadüf” diyenler, ardından geçen yıllarda Avrupa’da ve Türkiye’de esmeye devam eden Fırtına karşısında susmuş; ama, ona karşı mücadelesinden vazgeçmemişti. Uzun yıllar bu mücadeleyi el altından yürütse de zaman zaman da bunu açıktan yapmış ve Trabzonspor isminin gölgesinde yaşamanın onlar için ne kadar zor olduğunu göstermişlerdi.
     

              Bu mücadelenn gölgesinde geçen yıllarda durmadan kendilerini bileyen Trabzonsporlular bugün birer kılıç halindedir. Kınlarında durmaktadır; ama bilinmektedir ki Trabzonsporlular kınlarından çıktıklarında bu ülkede “ihtilal” yapmaya muktedirdir.

              Aylar önce “Trabzonspor; nüfuz cüzdanı değil, ruhtur” dediğimizde bu ruhun onun kaybolduğunu düşünenlerin karşısına dimdik çıkacağını biliyorduk. İşte bugün, yurdun her yanında yazan, düşünen, konuşan ve dimdik duruşlarıyla “Kral Çıplak” deme cesareti gösteren Trabzonsporlular bu ruhun en diri halleridir.

              Ve; bu ruh, 22 Mayıs gecesi sonuç ne olursa olsun, 23 Mayıs sabahı şampiyon takımın taraftarı olarak uyanacak ve her yeri “Şampiyon Trabzonspor” yazıları ile süsleyerek, aleme “şerh” düşeceklerdir.

              Elalem ne yazarsa yazsın; hakikati yazmakla görevli tarih, er geç bunu da yazmaya mecbur kalacaktır.

Yorumlar

5 yorum