Maç öyle bir başladı ki Gaziantep’te sanki futbol değil tenis izliyorduk.
Daha dakika dolmadan Gaziantep geldi, dakika dolar dolmaz da Trabzonspor Brozek’le kaçırdı.
Ardından da zevklimi zevkli bir ilk yarı izledik.
Her iki takımda orta alanını iyi top kullanan ve öne dönük oyunculardan kurunca, ilk yarıda gol olmasa da futbol vardı Kamil Ocak’ta.
Maçın ilk 20 dakikasında biraz da olsa üstün olan taraf Gaziantepspor’du.
Kırmızı- Siyahlılar bu dakika içerisinde hem Trabzonspor’dan daha etkili oldular hem de daha fazla pozisyon buldular.
Ancak 20’inci dakikadan sonra Trabzonspor daha iyi oynamaya başladı ve orta alan kontrolünü eline aldı.
Aykut ve Serkan’ın orta alanda ki mücadeleci futboluna Colman ve Adrian’ın da topu iyi kullanışı eklenince devre sonuna kadar karşılaşma Trabzonspor ağırlığında geçti.
İlk yarı boyunca Trabzonspor’da Halil ve Brozek’in dışında tüm futbolcular görevini yaptı.
Tabii bu iki futbolcudan Halil için yorgunluk geçerli bir mazeret sayılabilir ancak o hantal Polonyalı için bu maçta söylenecek tek kelime dahi yoktu.
Ve Trabzonspor’un zaman geçirmeden bu futbolcuyu hatta ikiziyle birlikte layık olduğu lig olan Polonya ligine geri göndermelidir bence.
İkinci yarıya her ki takımda aynı tempoda başladı, futbolun gerçeklerini yerine getiren iki takıma sahada ki hakemde yardım edince bol pozisyonlu ve futbol kalitesi yüksek bir karşılaşma izledik.
Devrenin başında Orhan’la El Yasa’yı değiştiren Abdullah Ercan orta alan direncini yükseltme düşüncesindeydi.
Bu hamleye karşılık Şenol Güneş hoca da önce Brozek’i çıkarıp Alanzinho’yu sahaya sürdü, sonra da Henrigue’yi oyuna aldı.
Değişiklikler Trabzonspor’a olumlu yansıdı ve bir hayli yorulan Trabzonspor orta alanına da taze kan gelmiş oldu.
Bu kan değişiminin ardından Bordo-Mavililer gol için iyice yüklendi. Bu sezon son dakika golleri ile puanlar kaybeden Trabzonspor, bu kez son dakikada gülmek istiyordu ve beklenen o gol son uzatma dakikasında geldi. Halil Altıntop, orta sahadan çaldığı topu Henrique ile duvar pası yaptı ve soyadı gibi ‘altın’ değerinde bir gole imza attı. Bu gol üç puanı getirirken son haftalardaki düşüşte son bulmuş oldu.
Sonuçta Trabzonspor dün akşam oynadığı futbol ve aldığı sonuçla bana göre tebrik edilmeyi hak etti.
Tabii bu tebrik rakip Gaziantepsporlu futbolcular içinde geçerli.
Onlarda 90 dakika boyunca futbolun tüm güzelliklerini sergilediler ve bizlere mükemmel bir maç izlettiler.
Artık bu maç geride kaldı. Trabzonsporlu futbolcuların bu saatten sonra Çarşamba günü CSK ile oynanacak olan tarihi maça odaklanması gerekiyor.
Haydi çocuklar, ligin mazereti var ama Çarşambanın yok, ne tekrarı var ne de affı.
3 ekim 20 11 pazar
Maç öyle bir başladı ki Gaziantep’te sanki futbol değil tenis izliyorduk.
Daha dakika dolmadan Gaziantep geldi, dakika dolar dolmaz da Trabzonspor Brozek’le kaçırdı.
Ardından da zevklimi zevkli bir ilk yarı izledik.
Her iki takımda orta alanını iyi top kullanan ve öne dönük oyunculardan kurunca, ilk yarıda gol olmasa da futbol vardı Kamil Ocak’ta.
Maçın ilk 20 dakikasında biraz da olsa üstün olan taraf Gaziantepspor’du.
Kırmızı- Siyahlılar bu dakika içerisinde hem Trabzonspor’dan daha etkili oldular hem de daha fazla pozisyon buldular.
Ancak 20’inci dakikadan sonra Trabzonspor daha iyi oynamaya başladı ve orta alan kontrolünü eline aldı.
Aykut ve Serkan’ın orta alanda ki mücadeleci futboluna Colman ve Adrian’ın da topu iyi kullanışı eklenince devre sonuna kadar karşılaşma Trabzonspor ağırlığında geçti.
İlk yarı boyunca Trabzonspor’da Halil ve Brozek’in dışında tüm futbolcular görevini yaptı.
Tabii bu iki futbolcudan Halil için yorgunluk geçerli bir mazeret sayılabilir ancak o hantal Polonyalı için bu maçta söylenecek tek kelime dahi yoktu.
Ve Trabzonspor’un zaman geçirmeden bu futbolcuyu hatta ikiziyle birlikte layık olduğu lig olan Polonya ligine geri göndermelidir bence.
İkinci yarıya her ki takımda aynı tempoda başladı, futbolun gerçeklerini yerine getiren iki takıma sahada ki hakemde yardım edince bol pozisyonlu ve futbol kalitesi yüksek bir karşılaşma izledik.
Devrenin başında Orhan’la El Yasa’yı değiştiren Abdullah Ercan orta alan direncini yükseltme düşüncesindeydi.
Bu hamleye karşılık Şenol Güneş hoca da önce Brozek’i çıkarıp Alanzinho’yu sahaya sürdü, sonra da Henrigue’yi oyuna aldı.
Değişiklikler Trabzonspor’a olumlu yansıdı ve bir hayli yorulan Trabzonspor orta alanına da taze kan gelmiş oldu.
Bu kan değişiminin ardından Bordo-Mavililer gol için iyice yüklendi. Bu sezon son dakika golleri ile puanlar kaybeden Trabzonspor, bu kez son dakikada gülmek istiyordu ve beklenen o gol son uzatma dakikasında geldi. Halil Altıntop, orta sahadan çaldığı topu Henrique ile duvar pası yaptı ve soyadı gibi ‘altın’ değerinde bir gole imza attı. Bu gol üç puanı getirirken son haftalardaki düşüşte son bulmuş oldu.
Sonuçta Trabzonspor dün akşam oynadığı futbol ve aldığı sonuçla bana göre tebrik edilmeyi hak etti.
Tabii bu tebrik rakip Gaziantepsporlu futbolcular içinde geçerli.
Onlarda 90 dakika boyunca futbolun tüm güzelliklerini sergilediler ve bizlere mükemmel bir maç izlettiler.
Artık bu maç geride kaldı. Trabzonsporlu futbolcuların bu saatten sonra Çarşamba günü CSK ile oynanacak olan tarihi maça odaklanması gerekiyor.
Haydi çocuklar, ligin mazereti var ama Çarşambanın yok, ne tekrarı var ne de affı.
3 ekim 20 11 pazar