O kadar vurdum duymaz, o kadar isteksiz ve arzusuz başladı ki Trabzonspor maça, rakip Antalyaspor bile şaştı kaldı maçın ilk 15 dakikasında.
Üzerine gelmeyen, pres yapmayan, koşmayan bir Trabzonspor’u hiç şüphesiz onlarda beklemiyorlardı.
Bu kötü Trabzonspor karşısında, geri çekilip savunma yapmaya gerek olmadığına da işte o 15 dakikanın ardından karar verdiler.
Orta alanı Sedat, Kerem ve İbrahim gibi üç savaşçı ile kazanıp, Musa, Mehmet Eren ve Zeituni ile de Trabzonspor savunmasının arkasına sarkma girişimlerinde bulunan Antalyaspor bunda ilk 45 dakika boyunca da başarılı oldu.
Önce Deniz Barış’la beklide Türk futbol tarihinin en güzel gollerinden birini atan Antalyaspor hemen ardından da Ali Zeituni ile yine muhteşem bir gol daha kazanıp daha ilk yarım saat dolmadan Avni Aker’de 2 farklı öne geçti.
Trabzonspor kötü futbolunu devre sonuna kadar sürdürürken, bordo-mavililerde hiçbir oyuncu vasata dahi yaklaşamadı.
Rakip Antalyaspor’da böylesine kötü bir Trabzonspor’u yakalayınca 2-0’dan sonra dahi cesur ve üretken futbolunu devre sonuna kadar sürdürdü.
Savunmada, Ali Turan, Deniz ikilisi hatasız oynayıp Burak Yılmaz’a adeta nefes aldırmadılar.
Orta alanı savaşçı oyuncularıyla hemen maçın başında kazanan kırmızı-beyazlılar, hücumda da etkili olunca Trabzonspor için 2-0’lık mağlubiyet bile ilk yarı için fena sonuç değildi hani.
Devre bitmeden yapılan Sapara, Halil değişikliği Trabzonspor’a hiçbir hareketlilik getirmezken, devrenin sonlarına doğru yapılan şuursuz akınlar ise sonucu değiştirecek cinsten değildi, zaten de değiştirmedi.
İkinci yarıya Zokora - Alanzinho değişikliği yaparak takımını sahaya süren Şenol Güneş hoca hiç şüphesiz orta alandaki direnç gücünü arttırıp baskı kurmak amacındaydı.
Güneş hocanın Zokora hamlesi takıma olumlu yansıyınca da, ikinci yarının hemen başında Trabzonspor bambaşka bir görüntü verdi.
Koşan, pres yapan rakibini döndürmeyen ve daha da önemlisi istekli ve arzulu bir Trabzonspor vardı sahada.
Rakip sahada kurulan baskı üst üste pozisyonları getiriyor gol ise yine malum şahıs Burak Yılmaz’dan 58’inci dakikada geliyordu.
Fark bire indikten sonra tüm hatlarıyla önce beraberlik sonra da galibiyet için rakip kaleyi ablukaya alan bordo-mavililer bunun için birçok da pozisyon buldu.
Ancak bir ara Zokora’nın atılışı ile umutsuzluğa düşen Trabzonspor, hemen ardından Burak Yılmaz’ın penaltı golü ile beraberliği yakaladı.
Sonrasında 10 kişi yine rakibinin üzerine giden Trabzonspor futbol adına her şeyi de yaparak 3 puan için saldırdıkça saldırdı ancak bazen bir şeyi ne kadar çok isterseniz isteyin olmayınca da olmuyor.
Dün akşam bence iki tane Trabzonspor vardı sahada,
İlk yarıda ki her şeyiyle kötü…
İkinci yarıda ki ise her yönüyle iyi
Maça damgasını vuran ise hiç şüphesiz yine Burak’tı ancak hakem Suat Aslanboğa için de birkaç kelime söylemeliyiz.
Zorla hakem yapılmaya çalışılan bu arkadaşın, bu meslekte ilerisi kesinlikle kapalı.
Verdiği ve vermediği faullerle seyirciyi çıldırtan Aslanboğa, ikinci yarının hemen başında da Burak Yılmaz’ı Musa Nizam’a yaptığı hareketten dolayı atmalıydı, Trabzonspor’a verdiği penaltının da çok konuşulacağını düşünürsek, iki haftadır acemi hakemlerle tepişip duruyoruz diyebiliriz.
İyisini de söyleyeceğiz kötüsünü de, geçen hafta hakemle kaybettiğimizi nasıl söylediysek, bu haftaki aceminin rakibe yaptıklarını da söylemeliyiz, çünkü bize yakışan budur, bizler başkaları gibi değiliz.
Diye düşünüyorum, bilmem yanılıyor muyum.
27 ekim 2011 perşembe
O kadar vurdum duymaz, o kadar isteksiz ve arzusuz başladı ki Trabzonspor maça, rakip Antalyaspor bile şaştı kaldı maçın ilk 15 dakikasında.
Üzerine gelmeyen, pres yapmayan, koşmayan bir Trabzonspor’u hiç şüphesiz onlarda beklemiyorlardı.
Bu kötü Trabzonspor karşısında, geri çekilip savunma yapmaya gerek olmadığına da işte o 15 dakikanın ardından karar verdiler.
Orta alanı Sedat, Kerem ve İbrahim gibi üç savaşçı ile kazanıp, Musa, Mehmet Eren ve Zeituni ile de Trabzonspor savunmasının arkasına sarkma girişimlerinde bulunan Antalyaspor bunda ilk 45 dakika boyunca da başarılı oldu.
Önce Deniz Barış’la beklide Türk futbol tarihinin en güzel gollerinden birini atan Antalyaspor hemen ardından da Ali Zeituni ile yine muhteşem bir gol daha kazanıp daha ilk yarım saat dolmadan Avni Aker’de 2 farklı öne geçti.
Trabzonspor kötü futbolunu devre sonuna kadar sürdürürken, bordo-mavililerde hiçbir oyuncu vasata dahi yaklaşamadı.
Rakip Antalyaspor’da böylesine kötü bir Trabzonspor’u yakalayınca 2-0’dan sonra dahi cesur ve üretken futbolunu devre sonuna kadar sürdürdü.
Savunmada, Ali Turan, Deniz ikilisi hatasız oynayıp Burak Yılmaz’a adeta nefes aldırmadılar.
Orta alanı savaşçı oyuncularıyla hemen maçın başında kazanan kırmızı-beyazlılar, hücumda da etkili olunca Trabzonspor için 2-0’lık mağlubiyet bile ilk yarı için fena sonuç değildi hani.
Devre bitmeden yapılan Sapara, Halil değişikliği Trabzonspor’a hiçbir hareketlilik getirmezken, devrenin sonlarına doğru yapılan şuursuz akınlar ise sonucu değiştirecek cinsten değildi, zaten de değiştirmedi.
İkinci yarıya Zokora - Alanzinho değişikliği yaparak takımını sahaya süren Şenol Güneş hoca hiç şüphesiz orta alandaki direnç gücünü arttırıp baskı kurmak amacındaydı.
Güneş hocanın Zokora hamlesi takıma olumlu yansıyınca da, ikinci yarının hemen başında Trabzonspor bambaşka bir görüntü verdi.
Koşan, pres yapan rakibini döndürmeyen ve daha da önemlisi istekli ve arzulu bir Trabzonspor vardı sahada.
Rakip sahada kurulan baskı üst üste pozisyonları getiriyor gol ise yine malum şahıs Burak Yılmaz’dan 58’inci dakikada geliyordu.
Fark bire indikten sonra tüm hatlarıyla önce beraberlik sonra da galibiyet için rakip kaleyi ablukaya alan bordo-mavililer bunun için birçok da pozisyon buldu.
Ancak bir ara Zokora’nın atılışı ile umutsuzluğa düşen Trabzonspor, hemen ardından Burak Yılmaz’ın penaltı golü ile beraberliği yakaladı.
Sonrasında 10 kişi yine rakibinin üzerine giden Trabzonspor futbol adına her şeyi de yaparak 3 puan için saldırdıkça saldırdı ancak bazen bir şeyi ne kadar çok isterseniz isteyin olmayınca da olmuyor.
Dün akşam bence iki tane Trabzonspor vardı sahada,
İlk yarıda ki her şeyiyle kötü…
İkinci yarıda ki ise her yönüyle iyi
Maça damgasını vuran ise hiç şüphesiz yine Burak’tı ancak hakem Suat Aslanboğa için de birkaç kelime söylemeliyiz.
Zorla hakem yapılmaya çalışılan bu arkadaşın, bu meslekte ilerisi kesinlikle kapalı.
Verdiği ve vermediği faullerle seyirciyi çıldırtan Aslanboğa, ikinci yarının hemen başında da Burak Yılmaz’ı Musa Nizam’a yaptığı hareketten dolayı atmalıydı, Trabzonspor’a verdiği penaltının da çok konuşulacağını düşünürsek, iki haftadır acemi hakemlerle tepişip duruyoruz diyebiliriz.
İyisini de söyleyeceğiz kötüsünü de, geçen hafta hakemle kaybettiğimizi nasıl söylediysek, bu haftaki aceminin rakibe yaptıklarını da söylemeliyiz, çünkü bize yakışan budur, bizler başkaları gibi değiliz.
Diye düşünüyorum, bilmem yanılıyor muyum.
27 ekim 2011 perşembe