Türk futbolu kritik bir süreçte deniyor. Katılmıyorum. Kritik dediğimiz şey muallaktaki şeydir. Oysaki ne süreç; ne de sonuç hiçbir şekilde muallakta değildir. Fenerbahçenin 18 maçın 17sini nasıl kazandığını bilmeyen yoktu. Bugün bunlar delillerle kanıtlanmış. Sonuç için ise kimsenin şahsi fikrine ihtiyaç yok. Mevzuat açık. Şike yapan takım küme düşecek. Bunun lamı cimi yok. Benim şahsi fikrim diye başlayan cümlelerin de hiçbir geçerliliği yok. Şimdi soruyorum size kritik olan ne?
Bir hasta düşünün; kanser olmuş; tümörü bütün vücuduna yayılmış. Hasta yürüyemez olmuş; yataklara düşmüş. Hiçbir tedavi yöntemi denenmemiş ve hasta ölümü beklemeye koyulmuş. Doktor kalan ömrünü söylemiş. Bir Allah kulu çıkıp vah demiyor. Her şey güllük gülistan. Sonra bir cerrah çıkıp diyor ki ya bu tümörü alırız; hastayı kurtarırız; ya da bu hastayı kaderine terk ederiz; üç beş gün daha yaşar. Herkes vahlanmaya başlar; çok kritik. Lan hasta zaten can çekişiyordu. O zaman kritik değildi de; tedavi gelince mi kritik durum?
Bu noktada işin içine nelerin girdiğini biliyoruz tabi ki. Türk futboluna baktığında herkes farklı bir şey görür. Herkes kendi rantını.. O yüzden aynı şeyleri görmek ; paydada buluşmak mümkün değildir.
Federasyon başkanının kucağında bomba varmış. Şanslı. Çünkü o bomba eski federasyon başkanlarının başka yerindeydi. Ve ordan patlattılar. Aydınlar şanslı. Elinde pimi çekilmemiş bir bomba var; güvende. Ama şu an gördüğümüz kadarıyla; bir intihar saldırısı planlıyor bu bombayla. Bekleyip göreceğiz.
Yaşanan sürece çok fazla takılmıyorum. Ligler bittiği gün; biz şampiyonluğu bileğimizle ; terimizle kovaladık; ve hakkımızın gasp edildiği düşüncesiyle kendimizi gerçek şampiyon ilan etmiştik. Bugün ise bunun belgelerle kanıtlanmasının mutluluğunu yaşıyoruz.
Kupa tarafımıza iade edilecek; Fenerbahçe küme düşecek. Bunun aksi hiçbir koşulda mümkün değildir. Yaşananlar rant peşinde koşanların son çırpınışlarıdır ve aslına bakarsanız komiktir. Milyar dolarlar kaybedecek olan bu insanların bu çabalarını çok görmeyin. Başarabilecekleri tek şey; bu sezon Fenerbahçe’yi UEFA’ya gönderebilmek olur. Bu da sürecin yavaş işlemesinden kaynaklanır. Onun dışında; içiniz rahat olsun. Aziz Yıldırım’ın Titanic’i… Hiçbir kudret Fenerbahçe’yi ligde tutamaz artık.
Bu yüzden ne federasyon başkanın pişkinliklerine şaşırın; ne de gazete ve televizyonların Fenerbahçe için yeni element uydurma uğraşlarına can sıkın.
Trabzonsporlu olduğunuz için şükredin. Şunun sınavını verdik geçtiğimiz günlerde. Bütün Trabzonsporlular; başkanları göz altındayken; “eğer başkan böyle bir şey yaptıysa; bizi de düşürsünler.” demiştir. Ne güzel bir şey Trabzonsporlu olmak..
Ve gerisi; gerçekten teferruat…
Türk futbolu kritik bir süreçte deniyor. Katılmıyorum. Kritik dediğimiz şey muallaktaki şeydir. Oysaki ne süreç; ne de sonuç hiçbir şekilde muallakta değildir. Fenerbahçenin 18 maçın 17sini nasıl kazandığını bilmeyen yoktu. Bugün bunlar delillerle kanıtlanmış. Sonuç için ise kimsenin şahsi fikrine ihtiyaç yok. Mevzuat açık. Şike yapan takım küme düşecek. Bunun lamı cimi yok. Benim şahsi fikrim diye başlayan cümlelerin de hiçbir geçerliliği yok. Şimdi soruyorum size kritik olan ne?
Bir hasta düşünün; kanser olmuş; tümörü bütün vücuduna yayılmış. Hasta yürüyemez olmuş; yataklara düşmüş. Hiçbir tedavi yöntemi denenmemiş ve hasta ölümü beklemeye koyulmuş. Doktor kalan ömrünü söylemiş. Bir Allah kulu çıkıp vah demiyor. Her şey güllük gülistan. Sonra bir cerrah çıkıp diyor ki ya bu tümörü alırız; hastayı kurtarırız; ya da bu hastayı kaderine terk ederiz; üç beş gün daha yaşar. Herkes vahlanmaya başlar; çok kritik. Lan hasta zaten can çekişiyordu. O zaman kritik değildi de; tedavi gelince mi kritik durum?
Bu noktada işin içine nelerin girdiğini biliyoruz tabi ki. Türk futboluna baktığında herkes farklı bir şey görür. Herkes kendi rantını.. O yüzden aynı şeyleri görmek ; paydada buluşmak mümkün değildir.
Federasyon başkanının kucağında bomba varmış. Şanslı. Çünkü o bomba eski federasyon başkanlarının başka yerindeydi. Ve ordan patlattılar. Aydınlar şanslı. Elinde pimi çekilmemiş bir bomba var; güvende. Ama şu an gördüğümüz kadarıyla; bir intihar saldırısı planlıyor bu bombayla. Bekleyip göreceğiz.
Yaşanan sürece çok fazla takılmıyorum. Ligler bittiği gün; biz şampiyonluğu bileğimizle ; terimizle kovaladık; ve hakkımızın gasp edildiği düşüncesiyle kendimizi gerçek şampiyon ilan etmiştik. Bugün ise bunun belgelerle kanıtlanmasının mutluluğunu yaşıyoruz.
Kupa tarafımıza iade edilecek; Fenerbahçe küme düşecek. Bunun aksi hiçbir koşulda mümkün değildir. Yaşananlar rant peşinde koşanların son çırpınışlarıdır ve aslına bakarsanız komiktir. Milyar dolarlar kaybedecek olan bu insanların bu çabalarını çok görmeyin. Başarabilecekleri tek şey; bu sezon Fenerbahçe’yi UEFA’ya gönderebilmek olur. Bu da sürecin yavaş işlemesinden kaynaklanır. Onun dışında; içiniz rahat olsun. Aziz Yıldırım’ın Titanic’i… Hiçbir kudret Fenerbahçe’yi ligde tutamaz artık.
Bu yüzden ne federasyon başkanın pişkinliklerine şaşırın; ne de gazete ve televizyonların Fenerbahçe için yeni element uydurma uğraşlarına can sıkın.
Trabzonsporlu olduğunuz için şükredin. Şunun sınavını verdik geçtiğimiz günlerde. Bütün Trabzonsporlular; başkanları göz altındayken; “eğer başkan böyle bir şey yaptıysa; bizi de düşürsünler.” demiştir. Ne güzel bir şey Trabzonsporlu olmak..
Ve gerisi; gerçekten teferruat…