Futbolun eski futbol olmadığından bahsetmiştik. Türk futbolunun kangren olması zaten futbolun heyecanını azaltmıştı. Kangren olan kolun hala kesilmemesi de futbolumuzu ölüme sürüklüyor.
Türk futbolunda bir ilk yaşandı geçtiğimiz hafta. Bir Türk takımı ilk defa İtalya’da galibiyet aldı. Üstelik bu takım da İNTER gibi bir dünya deviydi. Ancak tarihi yazan Trabzonspor olunca; çok fazla ilgi görmedi ulusal medyamızda. Bir düşünün; Ahmet Hakan’ın bu durumu protesto ederek Trabzonsporlu olma kararı daha fazla yazılıp çizildi bu tarihi olaydan. Bu duruma alışkınız. Trabzonspor ulusal medyanın her zaman üvey evladı olmuştur. Ulusal Medyasının eski kaşar tadında olması münasebetiyle; Trabzonsporlular bu durumdan muzdarip görünmüyor artık.
Trabzonspor ; ulusal medyaya ; dünya medyası aracılığıyla seslendi: Türk Futbolunun marka değerini merak etmeyin; emin ellerde !
Maçın oyuncusu Gustavo Colman seçiliyor; haftanın oyuncusu Tolga Zengin seçiliyor; ama medyamızda tık yok ! Dünya Basınında; ülkemizden daha fazla ses getirdi bu muhabbet. Neden? Çünkü pasta payı… Kendini satmak için; daha geniş kitlelere hitap etmek zorunda. Tek derdi kendini satmak değil mi ulusal medyamızın? Sebep oldukları adaletsiz ortam sebebiyle; Türk Futbolunu uçuruma sürüklüyorlar; ve bir gün ekmek kazandıkları bu sektörün ipini kendileri çekecekler…
Ne demişti ünlü düşünür Şenol Güneş? “ Adalet çok kıymetli bir hazinedir. Gün gelir herkese lazım olur… “
****
Annemizin ligi heyecansız başladı. Spor ahlakı; kazanmaktan önce bazı unsurları gerektirir. Rakie saygının olmadığı, emeğe saygının olmadığı yerde , haksız rekabetin olduğu yerde yarışma heyecanı olmaz. Heyecansız bir yarışmanın da tadı tuzu olmaz. Cumartesi günü Avni Aker tribünün en ateşli grubunun içerisindeydim. Suni bir heyecan vardı. Taraftarların “sahamızdaki ilk maçımız “ heyecanını görmek mümkün değildi. Sahadaki oyuncular da aynı ruh halindeydiler. Bitse de gitsek havasındaydı geçen sezonun en iyi futbol oynayan ekibi. Çünkü biliyorlar Barcelona rekorunu kırıp 1400 pas yapsak bile; 25 dakikaya 6 gol sığdırsak bile bu akşam televizyonlarda Aykut Kocaman’ın “ bize haksızlık yapıldı” çığlıkları yankılanacaktı.
Üzerimizdeki bu ölü toprağı 3-4 hafta boyunca atılamayacak gibi. Spor Toto Süper liginden hiçbir zaman eski hazzı alamayacakmışım gibi hissediyorum. Artık hiçbir şey eskisi kadar güzel olmayacak. Ligimiz kirli işte.
Diğer tarafta cennet bahçesinde şırıl şırıl akan ırmak kadar tertemiz bir UEFA ligi. Ve Trabzonsporumuz İNTER galibiyetiyle başlıyor maratona. Heyecanım tavan yapıyor; engel olamıyorum. Bu yüzden Trabzonsporlu futbolcuları belki en iyi ben anlıyorum.
Ligin henüz başı. Ancak bazı gazetelerin Fenerbahçe’yi şampiyon yaptığını görüyoruz. Ne bileyim; inanması güç. Ama bu gazeteler okunuyor ki, bunlar yazılıyor. Yanında da bir albüm hediye etseler; Yalan olsun ziyanı yok; ah bir inansam…
Futbolun eski futbol olmadığından bahsetmiştik. Türk futbolunun kangren olması zaten futbolun heyecanını azaltmıştı. Kangren olan kolun hala kesilmemesi de futbolumuzu ölüme sürüklüyor.
Türk futbolunda bir ilk yaşandı geçtiğimiz hafta. Bir Türk takımı ilk defa İtalya’da galibiyet aldı. Üstelik bu takım da İNTER gibi bir dünya deviydi. Ancak tarihi yazan Trabzonspor olunca; çok fazla ilgi görmedi ulusal medyamızda. Bir düşünün; Ahmet Hakan’ın bu durumu protesto ederek Trabzonsporlu olma kararı daha fazla yazılıp çizildi bu tarihi olaydan. Bu duruma alışkınız. Trabzonspor ulusal medyanın her zaman üvey evladı olmuştur. Ulusal Medyasının eski kaşar tadında olması münasebetiyle; Trabzonsporlular bu durumdan muzdarip görünmüyor artık.
Trabzonspor ; ulusal medyaya ; dünya medyası aracılığıyla seslendi: Türk Futbolunun marka değerini merak etmeyin; emin ellerde !
Maçın oyuncusu Gustavo Colman seçiliyor; haftanın oyuncusu Tolga Zengin seçiliyor; ama medyamızda tık yok ! Dünya Basınında; ülkemizden daha fazla ses getirdi bu muhabbet. Neden? Çünkü pasta payı… Kendini satmak için; daha geniş kitlelere hitap etmek zorunda. Tek derdi kendini satmak değil mi ulusal medyamızın? Sebep oldukları adaletsiz ortam sebebiyle; Türk Futbolunu uçuruma sürüklüyorlar; ve bir gün ekmek kazandıkları bu sektörün ipini kendileri çekecekler…
Ne demişti ünlü düşünür Şenol Güneş? “ Adalet çok kıymetli bir hazinedir. Gün gelir herkese lazım olur… “
****
Annemizin ligi heyecansız başladı. Spor ahlakı; kazanmaktan önce bazı unsurları gerektirir. Rakie saygının olmadığı, emeğe saygının olmadığı yerde , haksız rekabetin olduğu yerde yarışma heyecanı olmaz. Heyecansız bir yarışmanın da tadı tuzu olmaz. Cumartesi günü Avni Aker tribünün en ateşli grubunun içerisindeydim. Suni bir heyecan vardı. Taraftarların “sahamızdaki ilk maçımız “ heyecanını görmek mümkün değildi. Sahadaki oyuncular da aynı ruh halindeydiler. Bitse de gitsek havasındaydı geçen sezonun en iyi futbol oynayan ekibi. Çünkü biliyorlar Barcelona rekorunu kırıp 1400 pas yapsak bile; 25 dakikaya 6 gol sığdırsak bile bu akşam televizyonlarda Aykut Kocaman’ın “ bize haksızlık yapıldı” çığlıkları yankılanacaktı.
Üzerimizdeki bu ölü toprağı 3-4 hafta boyunca atılamayacak gibi. Spor Toto Süper liginden hiçbir zaman eski hazzı alamayacakmışım gibi hissediyorum. Artık hiçbir şey eskisi kadar güzel olmayacak. Ligimiz kirli işte.
Diğer tarafta cennet bahçesinde şırıl şırıl akan ırmak kadar tertemiz bir UEFA ligi. Ve Trabzonsporumuz İNTER galibiyetiyle başlıyor maratona. Heyecanım tavan yapıyor; engel olamıyorum. Bu yüzden Trabzonsporlu futbolcuları belki en iyi ben anlıyorum.
Ligin henüz başı. Ancak bazı gazetelerin Fenerbahçe’yi şampiyon yaptığını görüyoruz. Ne bileyim; inanması güç. Ama bu gazeteler okunuyor ki, bunlar yazılıyor. Yanında da bir albüm hediye etseler; Yalan olsun ziyanı yok; ah bir inansam…